Kimyasal Bağlar ve Çeşitleri Nelerdir?

Kimyasal bağlar konusu, eğitim hayatımızda karşımıza çıkan en önemli kodlardan biridir. Kimyasal bağlar ve çeşitleri neler isimli konu anlatımı sayesinde kolayca öğrenebileceksiniz!

Kimyasal Bağlar ve Çeşitleri Nelerdir?

Kimyasal Bağlar ve Çeşitleri Nelerdir?

Atomları bir arada tutan kuvvet kimyasal bağ olarak adlandırılır. Kimyasal bağ, iki ya da daha fazla atomun elektron alışverişi veya ortak kullanımı sırasında meydana gelir. Tek başına yüksek enerjili durumda bulunan atomlar bir araya gelerek daha kararlı hale geçerler. Kararlı hale gelmek isteyen atomları bir arada tutan kimyasal bağ sayesinde atomlar, düzenli hale geçip bir geometri oluştururlar.

Atomların bu şekilde bağ kurarak bir geometri oluştururken amacı, elektronlarının diziliş yapısını soygazlara benzetmeye çalışmasıdır. Kurulan bu elektriksel bağların cinsi, farklı fiziksel özellikler yansıtır ve oluşturulan bu kimyasal bağlar sayesinde farklı maddeler oluşmaktadır. Atomlar arası oluşturulan kimyasal bağların kuvvetli olması sertlik oranını arttırıp, erime noktasını yükseltir.

Atomlar Neden Soygazlara Benzemek İsterler?

Soygazlar kararlı yapıda olup elektron alış verişi yapmayı istemezler. Denge halindedirler ve en dışta bulunan elektron kabukları tamamıyla elektron barındırmaktadır. Periyodik cetvelin en kararlı elementleri olan soygazlara benzemek isteyen diğer elementler, elektron alışverişi yapar ya da elektronlarını ortaklaşa kullanırlar.

Elementlerin, en dışataki yörüngesinde 2 elektron barındıran He (helyum) gazına benzemek istemesine dublet kuralı denir. Yine elementlerin, son yörüngesinde 8 adet elektron bulunduran elementlere benzeme çabasına ise oktede kuralı denir. Soygazların, kararlı yapıda olması ve boş orbitallerinin olmaması sebebiyle normal koşullarda bağ yapma özelliği bulunmaz.

İyonik Bağ

İyonik bağ, zıt iyonlar (+/-) arasında oluşan elektriksel çekim sebebiyle oluşan bağdır. İyonik bağ, metaller ve ametaller arasında gerçekleşmektedir. Bu bağ kurulurken metaller elektron verir, ametaller elektron alır.İyonik bağlarİyonik bağ

İyonik bağ oluşturulurken elektron veren +, elektron alan – yüklü iyona dönüşür. Bu zıt çekim gücü, iyonları bir kristal alan içinde tutmayı sağlar. Oluşan bu güçlü çekim nedeniyle iyonik bağların ayrışması zorlaşır. İyonik bağın kurulduğu sırada, atomlardan biri elektron vererek pozitif yüklü iyona, elektron alan atom da negatif yüklü iyona dönüşür. Son olarak verilen ve alınan elektronların sayıları
eşitlenecektir. Atomun elektron vermesiyle meydana gelen pozitif (+) yüklü iyonlara katyon, elektron almak suretiyle oluşan negatif (-) yüklü iyonlara da anyon denilmektedir.

İyon

İyonik Bağlı Bileşiklerin Özellikleri Nelerdir?

İyonik bağlı bileşiklerin yapısı kristal şeklindedir ve oda sıcaklığında katıdırlar. Katı haldeyken elektriği iletmezler ancak sıvı durumdayken ve sulu çözeltileri iletkendir. İyonlaşma enerjisi az olan elementler ile, iyonlaşma enerjisi yüksek elementler en kararlı bileşiği oluşturur. İyonik bağlı bileşiklere örnek vermek gerekirse;

Sodyum flor;
Kimyasal bağ

NaF (Sodyum flor bileşiği), BaO (Baryum oksijen bileşiği), NaCl (Sodyum klor bileşiği (tuz)), MgCl2 (Magnezyum klor bileşiği), MgO (Magnezyum oksijen bileşiği), KCl (Potasyum klor bileşiği) …

Kovalent Bağ

Bazı ametaller kararlı yapıya ulaşmak adına, en dıştaki bir kısım elektronları ortaklaşa kullanır. Ortak kullanım sonucu ortaya çıkan bu bağa kovalent bağ denilmektedir. Bu şekilde meydana gelen bileşiklere ise kovalent bağlı bileşik denilmektedir. Yani kovalent bağ oluşurken elektron aktarımı gerçekleşmez. Kovalent bağlı bileşiklere örnekler;

BeH2 (Berilyum hidrür bileşiği), NH3 (Amonyak bileşiği), H2O (Su bileşiği), HF (Hidrojen florür bileşiği)

Kovalent

Kovalent bağlar da kendi arasında polar ve apolar olmak üzere ikiye ayrılır.

Apolar Kovalent Bağ

Apolar kovalent bağ, aynı cins ametallerin oluşturduğu bağa denir. Örnek verecek olursak; O2, N2, H2, Cl2…

Ortak kullanılan elektronlar eşit olarak paylaşıldığı için molekülün negatif ya da pozitif bir kutba sahip değildir. Kısaca kutupsuzdur.

Polar Kovalent Bağ

Farklı cins ametallerin oluşturdukları bağlara denir. Polar kovalent bağ, kutuplu bir bağdır. Çünkü elektronlar eşit olarak paylaşılmaz. Ametallerin yalnızca biri ortaklaşa kullanıldığı için molekülün bir ucu pozitif (+), diğer ucu negatif (-) iyonlarla yüklenmiş olur. Örnek; H2O, HCl, CO2 vb.

İki atom arasındaki elektron çekme kapasitesi farkının büyüklüğü arttıkça kurulan kimyasal bağ, polar bağa yaklaşır.

Metalik Bağ

Metalik bağ, metal atomlarını sıvı ya da katı durumda bir arada tutan kuvvete denir. Atom çekirdeği, metallerdeki değerlik (valens) elektronları yeterince kuvvetli tutmaz. Bu da metallerde iyonlaşma enerjisinin ve elektronegatifliğin düşük olmasından kaynaklanmaktadır.

Bu sebeple metal atomlarının dıştaki elektronları daha gevşek tutulmaktadır. Metalik bağ, atomun değerlik (valens) elektronlarının, bir elektron bulutuna verilmesiyle oluşur ve bu sayede elektronlar serbest biçimde hareket edebilirler. Bu sayede metallerde yüksek ısı ve elektrik iletkenliği oluşmaktadır.

Metalik bağ

İyonlaşma enerjisinin azalması metalik bağı zayıflatmakta, değerlik elektronlarının artmasıyla metalik bağ güçlenmektedir.

Van Der Waals Bağı

Pozitif yüklü molekülün bir kısmı ve negatif yüklü molekülün bir kısmı arasında kısa süreli oluşan zayıf çekim gücüdür. Molekülün elektron yoğunluğu bulunan tarafı kısmen negatif yüklü olmakla birlikte, diğer kısım da pozitif olur. Pozitif ve negatif bölgelerin arasındaki kuvvetin etkisi sayesinde oluşan moleküller arası bağa van der waals bağı denir.

Oda koşullarında gaz halinde bulunan bazı apolar moleküllerin soğutulup, yüksek basınç uygulanması durumunda moleküller birbirine yaklaşacaktır. Bu şekilde ikincil bir bağ olarak van der waals bağı oluşur. Moleküler maddelerde, molekül büyüklüğünün artmasıyla zayıf bir bağ olan van der waals bağı güçlenecek, erime ve kaynama noktaları artacaktır.

Hidrojen Bağı

Hidrojen bağ

Hidrojen, elektron alma eğilimi yüksek atomlarla bileşik oluşturduğunda, molekülleri bir arada tutan bu bağa hidrojen bağı denilmektedir. Hidrojen atomunun kovalent bağ kurduğu yüksek elektronegatifliğe sahip atom, bağ elektronlarını kendisine doğru çekerek bir hidrojen bağı meydana getirir. Hidrojen bağı etkileşimleri sonucu, biyokimyasal sistem yapısı kısmen belirlenir.

5 9
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ